Sevgili Günlük,
Son günlerde uyku düzenimi bozdum. Aslında ben bozmadım, kendi bozuldu.
Hani kafama taktığım doğru dürüst bişey de yok ama uyuyamıyorum.
Uyursamda gayet huzursuzca.
Sürekli uyanıyorum.
Dün gece ikiyi geçiyordu, en son saate baktığımda, telefon bu sefer yerde.
Geçen günkü düşme hadisesinden sonra yere koyuyorum artık.
Bu arada bacağımdaki şerit gibi morarık hala geçmedi, pek fena.
Neyse sabahın 9unda kalktım, geç olmuştur diye diye, uykumu almışım, ayrı.
Yok saat 9’a bile gelmemiş,
Ee uykum yok, kalktım.
Evde ekmek kalmamış, kalanları da dün gece çöpe atmıştım, küflenmişler.
Ekmek almaya gitmeye üşendiğimden, dünden kalan pişmemiş pizzanın kenarlarını kemirdim.
Kaç zamandan sonra eve pizza söyledim, canım çok çekti diye onunda bir kısmı pişmemiş, telefon açıp çemkiremeyecek kadar üşengeç olduğumdan, pişen kısımlarıyla idare ettim.
Zaten çoktu, belkiide iyi oldu, hepsini yersem kilo alırdım.
Bi daha olursa çok pis carlarım ama.
Sabah erken kalktığımdan” bu Pazar günü çok uzun bir gün olacak” diye twitter’e tvit bile düştüm, nitekimde öyle oldu.
Günlerdir, “gelince yaparım” diye ertelediğim temizlik olayına giriştim.
Oh miss..
Üç posta çamaşır yıkadım. Gelince her şey hazır…
Öğlen 2 gibi dışarı çıkmak için hazırlandım, sıkıldım çünkü.
Bi de Bülent ortaçgil’le ete kurttekin’nin albümünü almak, ellemek istedim.
O nee, cüzdan yok.
Paniğe kapılmadan birkaç kez her yere baktım, ayakkabı dolabına bile baktım, yapabilirim biliyorum, ama öncesinde temizlik yaptım, yok hiç bi yerde biliyorum, görmedim.
Ve o anda anladım ki Cuma günü cüzdanımı düşürmüşüm takside.
İşin acı tarafı bunu Pazar günü fark ediyor olmak!
Aman yerebbim…
hemen içinde olabilecek kartları iptal ettirdim. Kartlar möhim değil, ehliyet var.o biraz sıkıntılı.arada tesadüfen beni arayan kardeshle konuşurken, “aman o da çok eskimişti zaten değişme zamanı geldiydi, striptiz bara gidersen olacağı budur” dedimdi.
İkinci aradığım bankadaki yetkili, cüzdanımın bulunduğunu söyledi, takside düşürmüşüm, numarayı verdiler.
Aradım, adam karşının taksisi ve gece 12’de işe çıkıyormuş, biz konuştuğumuzda göztepe’de tamirhanedeydi, cüzdanı almak biraz biraz sıkıntılı bu noktada.
Çünkü yarın gidiyorum.
Nereye, hala belli değil.
Hımmm, sen tabi bunu bilmiyosun, yazmadım..
hala karar verme aşamasındayım gerçi.
Geçenlerde Vedat milor’u izlerken, canım çekti diye, pegasus’unda kampanyası vardı, etli ekmek yemek için uçak bileti aldımdı en ucuzundan, gitmişken de Konya’yı, müzeleri falan gezerim, mevlana’yı ziyaret ederim-etmek isterim ama mesnevisini önce okumalıyım- dedimdi..
Neticede patladı..sanki..
Elimde gidiş dönüş Konya biletim var.
Cebimde 25 tl, evde, kenarda duran bi kredi kartı, kullanımı kısıtlı idi, geçen Çarşamba günü açtılardı, telefona msj geldiydi.
Şans veya tesadüf işte. Ne dersen de.
Bugün başıma gelen hadiseyi birine anlatırken, “çok komik, şaka gibi, çok eğlenceli” sıfatlarını kullanırken, “aynı şey benim başıma gelse ben eğlenemezdim şahsen”dedi bana.
O an bozulmalımıydım bilemedim. Hımm dedim..bu "hıımm" kendimce çok anlamlıydı..
Yapcak bişi yok ki..
Giden gitmiş. Kalan sağlar bizimdir modunda yapabileceğim tek şey bankaları arayıp kartlarımı iptal ettirmek olabilirdi, yaptım.
Hiçte üzülmedim.
Tek kızdığım kendi dikkatsizliğimdi, bi daha olamayacak, biliyorum.
“Başımıza ne gelirse gelsin, olaylara nasıl bakacağımızı biz belirleriz” diye yazmıştım vakti zamanında.
Bu birazda geçmiş tecrübelerimizle de ilintili.
Daha önce telefonumu da kaybettim, kendi salaklığım yüzünden ve bir yaz tatilinde,hiç ummadığımız bi zamanda, çadır tatili yapıyoduk, arabanın camı kırılmak suretiyle eşyalarımızıda çaldırdıktı, eskileri okuyanlar bilen bilir.
İlk parmak izimi o zaman verdimdi.
O zamanlar çok üzüldüydüm..
Artık “cana geleceğine mala gelsin” deyip, koyuyorum götüne gidiyor..
Hayat çokta güzel devam ediyor…
Öyle yani.
p.s: inanmazsın ama geçenlerde gay bara gittik, baklava dilimli adaleleri olan zatı muhteremler dans ediyorlardı,izledim ama hiçte ilgimi çekmedi açıkcası, danseden hatunları izlemeyi tercih ettim. Çokta keyif aldım açıkçası.
p.s: son zamanlarda yaşadığım gerçekliği sorgulamaya başladım ayrı, burası nasıl bi dünya böyle? Nasıl bi hayat bu diye diye..
p.s: hayat her türlü, her yerde devam ediyor, garip.
p.s: üç beş gün bişey yazmamışsam bil ki Konya’dayımdır..
p.s: Nevşehir yengem…:)
0 birbirinden muhterem şahıs bende bişi dicem dedi:
Yorum Gönder