20110530

mathy'nin yürüyen şatosu

geçenlerde, ki epey olmuş, şuradaki yazıyı yazmışım, bugün duvar, kale, ortaçağ üzerine konuşurken, spontan gelişen bir öneriyle kale duvarlarına kapı koymaktan da söz ettik yani ben ettim.
sonra aklıma şu resim geldi..
sanırım ondan esinlendim ben, ben.

yazıyı yazdığım zamanlarda duvarlar üzerine "kapı" koymak hiç aklıma gelmemişti, duvar örücücüsü anca duvar örer, bugün geldi..
içten tokmaklı, iç taraftan tutamaklı  bi kapı..*

:)

yeni keşfimle yüzümde bir gülümseme ve yeni keşfimle içim sıcacıkken, fiziksel anlamda gerçekten üşüdüğümü farkedip, yan odadaki  açık olan pencereyi kapamaya gittim..

ısınmak için bir pencere kapatılırken, bir kapı açılabiliyor-muş..


p.s * : öyle her isteyen, istediği gibi giremesin bilader, kapı gibi kapı olsun, kale duvarlarına da bu yakışır..
resmi bulamadım ben, nerde gördüm acaba diye beyin kendi taramalarını yapmakta..
oysa şurada gördüğümden o kadar da emindim ki.. :/

4 birbirinden muhterem şahıs bende bişi dicem dedi:

devrim dedi ki...

nasıl bir şeydi ki; merak ettim resmi. azıcık tarif etsen? :)

Mathy dedi ki...

bahçe gibi bir yer, avlu da olabilir, çiçenkler felan var etrafta. sağda bir binanın duvarı ev mi başka bişi mi hatırlanıyorum. duvar, ve kapı, kapının önünde bi adam, keşiş falan olabilir, kapıyı açmak için elini uzatmış, açar gibi, ama kapının kolu yok, dikkatli bakınca farkediyosun. metaforik anlatımı olan ünlü bi resim ama yok isim bende, çıldıricim..

devrim dedi ki...

yok bilemedim ben de... belki de başka bir yerde görmüşsündür?
ama bu vesileyle siteyi yedeklemeye karar verdim:) tüm görselleri bilgisayara indirebilirsem (bir şekilde...) daha net konuşabilirim sanırım:) bu arada belki hatırlarsın, bulursun ya da karşına çıkar resim?

Mathy dedi ki...

tüm görsellerine baktım, görebileceimi sandığım bakşa bloglardaki görsellere de baktım.. yok..
başka biyerlerde gördüm okudum sanırım.. ders olsun bana not al di mi?
içim sıkışıyo bildiğin, hala hatırlamıyorum.. :/