eski bi japon atasözü dermiş ki; "yolculuk yol arkadaşıyla, dünya duyguyla"..
az öz..
p.s: herşeyi dibine kadar yaşadığım doğrudur.
bu yolculuğumun geri dönüşü yakındır..
:)
20110828
20110823
20110819
20110816
böyle buyurdu Mathy
“Acı” denilen şey uçsuz bucaksız, sınırsız, ötesiz ve kocaman..
Ama buna rağmen, bitmez değil. 20110815
düşümdeki düş
"ne var ki ben, kendimle ilgili bazı meseleleri hâlâ çözebilmiş değilim. rendekâr düşünüyor olmasından varolduğu sonucuna çıkarıyor. ben de düşünüyorum, dolayısıyla varım, ama kimim? galata'da, yelkenci hanı bitişiğinde ikamet eden uzun ihsan efendi mi, yoksa bugünden tam üç yüz sekiz yıl sonra, sözgelimi izmir'de oturan mahzun ve şaşkın adam mı? hangimiz düş ve hangimiz gerçek? düşünüyorum, o halde ben varım. düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. çünkü o, benim düşüm. varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. o gerçek, ben ise bir düş oluyorum."
uzun ihsan efendi, puslu kıtalar atlası
20110814
akıl mı o da ne?
yok şekerim, iki senedir aynı hatayı yapıyorum ben, akıllanmıcam..
tüm sezon ki benim için eğitim öğretim yılı oluyo bu, bilenler bilir, deli danalar gibi koştururkene, hele bu sene maratondaymışcasına işlerle yarışıp boğurkene, okul ve etüd merkezi arasında bayrak yarışı yaparkene, verdiğim kiloları, 15 günlük anne evinde geri almaya başladım.
ve bunu da geçen gün yağmur yağdı diye kot pantalonumu giymek suretiylen anlamış bulunuyorum, yoksa tiril tiril etekler ve bol bol şortlardan anlaşılmıyor.
güzelim anne yemeklerini semirirkene, başıma gelecekleri biliyorum fekat kendime bi sınırlama koymuyorum şekerim.
doğuştan aç fıtrat ben, yedikçe yiyorum, yemek yemek ne güzel bişi, bulunca yiyeceksin.
hayır hata diye dillendirdiğim mevzu bu değil, hata, anne evinden deniz tatiline gidiyor olmamdır, tabi 15 günde edinilen vücudumdaki fazlalıklarlan beraber..
hobarey..
seneye bana hatırlatın da önce deniz tatili, sonra anne tatili yapayım..
şimdi mutfaktaki mücverler beni bekler!
homini gırtlak pufudi kaldil tumba yatak.*
p.s: anne tatili demek ye, iç, yat, uyu, kalk, ye, iç, yat, devril demek..
p.s*: bu hangi dilde kuzum?(şarkıdan anladığım kelimeler yanlış değilse tabi..)
tüm sezon ki benim için eğitim öğretim yılı oluyo bu, bilenler bilir, deli danalar gibi koştururkene, hele bu sene maratondaymışcasına işlerle yarışıp boğurkene, okul ve etüd merkezi arasında bayrak yarışı yaparkene, verdiğim kiloları, 15 günlük anne evinde geri almaya başladım.
ve bunu da geçen gün yağmur yağdı diye kot pantalonumu giymek suretiylen anlamış bulunuyorum, yoksa tiril tiril etekler ve bol bol şortlardan anlaşılmıyor.
güzelim anne yemeklerini semirirkene, başıma gelecekleri biliyorum fekat kendime bi sınırlama koymuyorum şekerim.
doğuştan aç fıtrat ben, yedikçe yiyorum, yemek yemek ne güzel bişi, bulunca yiyeceksin.
hayır hata diye dillendirdiğim mevzu bu değil, hata, anne evinden deniz tatiline gidiyor olmamdır, tabi 15 günde edinilen vücudumdaki fazlalıklarlan beraber..
hobarey..
seneye bana hatırlatın da önce deniz tatili, sonra anne tatili yapayım..
şimdi mutfaktaki mücverler beni bekler!
homini gırtlak pufudi kaldil tumba yatak.*
p.s: anne tatili demek ye, iç, yat, uyu, kalk, ye, iç, yat, devril demek..
p.s*: bu hangi dilde kuzum?(şarkıdan anladığım kelimeler yanlış değilse tabi..)
meraklı melahat
"Her şey neydi?"
Sineklerin Tanrısı, sf.91
p.s: her şey gelip geçiciydi, tıpkı şu "an" gibi.
Sineklerin Tanrısı, sf.91
p.s: her şey gelip geçiciydi, tıpkı şu "an" gibi.
20110813
masal
Az gittik uz gittik,
Dere tepe düz gittik,
Gideceğimiz yere varamamışız
Gitmeye devam ettik..
p.s: yeni bi masala giriş işte. :)
Dere tepe düz gittik,
Gideceğimiz yere varamamışız
Gitmeye devam ettik..
p.s: yeni bi masala giriş işte. :)
20110811
Redd-Nadas
"Dört yanım hasret
Unutulmuş bir ada gibiyim
Açıklarımda batmış yüzbinlerce gemi
Limanım yorgun yastan"
bende Ralph gibi düşünüyorum.
"Ralph açıklamak istiyordu; hiç kimsenin tam sanıldığı gibi olmadığını anlatmak istiyordu."
sf.61, Sineklerin Tanrısı-William Golding
sf.61, Sineklerin Tanrısı-William Golding
20110806
alıntı
"Bir yolculuk ne zaman başlar?
...
Yalnızca bir düşünceden ibaretken, yolculuk önemlidir. Yolculuk başladığında ise, yoldur önemli olan.
Ulaştığın yer mi daha değerlidir, bıraktığın yer mi? Yoksa sen mi değerlisin? Bir yere anlamını veren insansa eğer,
sen neredeysen, orası değerlidir."
sf.54 Bu kitaptan kimse sağ çıkamayacak- Altay Öktem
...
Yalnızca bir düşünceden ibaretken, yolculuk önemlidir. Yolculuk başladığında ise, yoldur önemli olan.
Ulaştığın yer mi daha değerlidir, bıraktığın yer mi? Yoksa sen mi değerlisin? Bir yere anlamını veren insansa eğer,
sen neredeysen, orası değerlidir."
sf.54 Bu kitaptan kimse sağ çıkamayacak- Altay Öktem
20110804
içsesin bana itirafı, dışsesin de dünyaya.
sevmek mevzusunun insanın kendisinde bittiğine karar verdik geçenlerde..
canın birini sevmek istiyorsa seviyorsun; kaşı, gözü, gülüşü, bişeyi anlatışı, küçük parmağının masa üzerindeki duruşu, ayakkabı bağcıklarını bağlayışı falan sevmek için hep bir bahane..
birini sevmek istiyorsan, kendince bir sürü ama bir sürü sebep, neden bulabiliyorsun.
Sana bi sürü kötü şey yapsa bile, hatta hissettirse bile sevmek istediğin için, seviyorsun..
Gerçek aşka falan inanıyorsundur; günümüz dünyasında çok salakça mesela, yok öyle bişey!*
Sevmek istemezsen de sevmiyorsun.. bunun için de bahaneler uydurmaya, bulmaya gerek yok ayrıyeten.
Ben artık Barış’ı sevmiyorum.
Çünkü onu sevmek istemiyorum..
Ben, kendimle konuşurken buna karar verdik geçen gün..
Herşey gelip geçiyor da izi kalıyor azizim, işte onu hiç sevmiyoruz biz..
p.s*:Öyle şeyler hep filmlerde oluyor..bizde öyle filmleri izleye izleye büyüdük..hoff..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)