Sabahları uyanıpta insanın tüm vücudunun ağrıyor olması ya da külçe gibi ağır hissetmesi nedendir yahu.
Hani külçe; altın olsa birazını bozdurup, satar; gelir elde ederim, ihtiyacımda var hani, işime gelirdi.
İlk saçlardan başlardım. Onların yokluğu en az üzen olurdu beni, diğer uzuvlarıma göre.
Sonra tırnaklar...
Sonra...
Uzuv derken, insanın hangi uzuvlarından vazgeçebilir ki?
Hıımmmm...
Aman be yaw, heryerim ağrıyor işte.
Nedendir bilinmez.
Ben bugün gideyimde saçımı kestireyim bari.
Uzadılar.
20090709
külçe
20090707
telkin
Küçük mucizeleri kabul ettiğimiz zaman kendimizi büyük mucizeleri hayal edebilecek yeterlikte hissederiz.
Sf. 129 Parfümün Dansı
20090705
dilek
"allaam bugün lütfen hava kapalı olsun ama yağmur yağmasın!
lütpen, lütpen!!!"
p.s: bazı dilekler ne kadar basit ve ne kadar işlevsel olabiliyor.
p.s iki: "basit" mi? kime göre? neye göre?
p.s üç: "işlevsel" olacağı bana göre kesin ama.
:)
20090701
icraat
hayatımda ters giden şeyleri amuda kalkıp düzeltebilir miyim diye düşündüm,
düşünceyi icraata geçirdim.
ama heyhat!
terslikler düzelmediği gibi benim dünya duruşum ters oldu.
olmuyomuş.
ayhhh, gene tek başına bişeyler başaramanın vermediği ama öğrenmenin verdiği şevkle havuza gidip akşama kadar güneşleneyim bari.
arada birde balık gibi yüzerim belkim.
:P
20090629
20090626
istek
istediğim anda ulaşılamıyor olabiliyorum ya, yerim yurdum belli olsa bile.
keşke bi'de görünmez olabilseydim, yerim yurdum biliniyor olsa bile.
sualler
insan neden herşeye bir isim verme gereği duyar ki?
neden herşeyin bir özel adı var?
hepsi aynı değil mi oysa ki?
bir daha balık alırsam adını "balık" koyacağım.
şimdi ben kendimle çeliştim mi?
ne ki bu?

