20120128

bacadaki martı ve jonathan hiç tanışmadılar

karşıdaki evin bacasına tüneyen martıyı her gördüğümde, aklıma annem geliyor.

martıya bakınca insan annesini hatırlar mı?

elbette hatırlar..



balkona sigara içmek için çıktığında, karşıdaki bacayı işaret ederek "geldi benim martı" demişti annem, günün hep aynı saatlerinde gelen, bacada takılan bi martı...


demin kar var mı yok mu diye camdan bakarken bacadaki martıyı gördüm, aklıma annem geldi..



p.s: annemden sonra aklıma yaşar kurt'un içinde martı geçen şarkısı geldi, sonra kendi kendime, şarkıların içinde kayboldum yine.

bulabilene aşkolsun..

20120124

masal

Bir varmış-sın, bir yokmuş-um..



p.s: kendime verdiğim, on günlük tatilim başladı, aslında tatile gireli çok oldu ya!
ben hazır değildim, şahsen.
tatil demek herşeyden uzaklaşmak demek..
uzaklaştım.
hadi bay bay..
kalın sağlıcaklan.

20120123

Büyük Yolculuk


"Her an seyahate çıkmaya hazırsan, hayatın tam merkezindesin demektir."

sf.143-Yasmin Ramadan, Soul Kitchen




p.s: bu satırları okuduğumda, bana hediye edilen dolma kalemi test ediyordum, hediye edenin okuduğu kitabı alıp, gözümü kapatıp, parmağımla bastığım ilk yeri yazarım deyipte..
mekan meriç kıyısı, yer üniversite lokali, şehir Edirne.


p.s.2: yolumun hayatta düşmeyeceği yer deyu deyu, 3 günümü, sırtımda küçücük çanta ile, Edirne'de geçirdimdi..

p.s3: Mimar Sinan büyük adammış, Leonardo'dan sonra ikinci aşkımı buldum..

p.s4: soul kitchen güzel film izlemediyseniz izleyin.
birol ünel de aşık olunası lakin mimar sinan ona bi minarede üç merdiven yapar, biz üçümüz asla buluşamayız, bilirim, adamın kafası başka türlü çalışıyor-muş.
:)




20120121

its may layf gerisi haylayf

ama ben, normal hayatta pek neşeli ve eğlenceli biriyim, hele ki  üç beş dubleden sonra.
etrafa gülücükler saçan, sevgi pıtırcığı Mathy.
ama yazmaya başlayınca neden bu kadar depresifim hala bulamadım, sinir oluyorum kendime son zamanlarda..

depresip modda yazdıklarımı sonradan okuyunca "oha lan ben mi yazdım bunu?" dediğim de çok oluyor, bi tek kendim duyuyorum.
içime şeytan kaçmış o anlarda benim diyorum.
belki de kıçıma don da kaçmış olabiler.
bilemedim şimdi.
demem o ki, o işte...
anlayan anlasın..


p.s: geçen gün, karşı komşumla karşılaştık akşamüstü, nereye dedi.
kendime karne hediyesi vermeye sinemaya gidiyorum dedim, siz nereden böyle, diye sordum.(sormaz olaydım)
sohbetten dedi, sen ders öğretiyorsun di mi dedi
evet dedim, gel bende sana Allah'ı öğreteyim dedi..
bakıştık, yüzümde bir böyle saçma bi gülümseme..
boş boş ve bi o kadar manalı bakıp,  bilmem dedim, içimde bi sürü içsesle; kelimelere dökülmeden onlar- tuttum kendimi-, iyi akşamlar dileyip merdivenlerden inmeye başladım, hızlıca; ejderha dövmeli kız ı mı izlesem yoksa içimdeki şeytan ı mı izlesem deyu deyu.
ve kazanan Zenne oldu..
:)

p.s2: yahu arkadaş ben insanlardan korkmaya başladım, karşı komşuda bi özel ihtimam bana karşı, ilgili alakalı, anne şefkati falan.. ama ardından böyle bir teklif gelince, yine hımm dedirtiyor, yapılan herşeyin bir nedeni mi olmalı şu hayatta?
azıcık zaman geçseydi be..
fahriye abla gibi, severdim seni çokkarşı komşu teyze be..

p.s3: sanırım yakınlarda açıkca bir sohbet daveti alacağımdır.. evet evet..çok manalı bakamamış olabilerim.
hissediyorum.

p.s4: bi önceki evimde alt katta değme kadınlara taş çıkartacak transeksüel bir komşum vardı, pek güzeldi.. onun hiç bir beklentisi yoktu benden.
olmadı da.
o evden ayrılırken, gözgöze gelipte "nereye" diye sorduğunda, "gidiyorum" dediğimde, onunda gözleri yaşarmıştı.

p.s5: aynı anda, gözyaşı dökebildiğin insanlar candır.
yoksa ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar..
test ettim, bunuda onayladım.

20120117

ah be imam bayıldı karnımı yardın resmen

ah be kuzum yıllarca imambayıldı deyince, kendince karnıyarık yemiş bir bünye olarak, çok sevdiğim adamın aslında baştan beri, aslında yanlış kişi olduğunun bir önemi var mı sence?
bugün imambayıldı tarifinde, et olmadığını öğrendim..
şu yaşımda, hiç imambayıldı yemediğimi farkettim sonrasında..
pek ya benim bugüne kadar yediklerim neydi?
karnıyarık çok yedim hala en sevdiğim yemeklerdendir  ama benim nazarımda o imambayıldı gibi bişeydi..
hala şoktayım..
ikisi başka başka yemeklermiş..

yaş gelmiş 35'e gün geçmiyor ki yeni bişeylerin farkına varmayayım..
annem karnıyarığı pek güzel yapar ya da ben onun yaptığı karnıyarığı pek severim..
yarın öbür gün imambayıldı tarifini denicem, biraz yaz gelsin felan..

p.s1:aşk dediğin güzel birşey, yanlış olsa da bünyeye güzellik katıyor, hem sevişince spor yapmış oluyorsun falan..

ps2: yanlış dediğin şey de kişiden kişiye değişiyor.
"hıımmm ben, ben olamam ki" diyor bülent abim, fonda özetle..

yaşasın ben..
yaşasın beni ben yapan sen..
bi de biz.