20100209

çok pissstt ukala

"evet, ben zekiyim" diye ukalalık yapmam için, solaklığımın haricinde işte yeni bir neden daha

gece gece

uyku tutmadı yine.
yatakta debelendim, baktım olmayacak kalktım.
nette salak salak gezinirken aşağıdaki şiire denk geldim.

Uludağda karı düşünüyorum karı
Donları çözülmüş karı
Masamda buz gibi biram
Hani ya rakım
Herkesin elinde ski kayıyor
Benimki kırık
Benim adım Orhan Veli Kanık
Yüreği yanık...


güya Orhan Veli'ye aitmiş.
çok şiir okuyan bir insan değilim, ama bu şiirin ona ait olmadığını söyleyebilirim.
hatta Can yücel'den diye biliyordum;
"Masamda buz gibi biram
Hani ya rakım" dizelerinden ötürü.
ona bile ait olmayabilirmiş.
neyse.

merak bünyede tabi, acaba mı gerçekten olabilir mi derken şu yazıya denk geldim, nedense inandım.

"Öncelikle, '' şiirin '' Orhan Veli 'ye ait olmadığına eminim.

Nedenleri;

1 - Orhan Veli 'nin yazım tarzına pek uymuyor.
2 - Orhan Veli, bu kadar '' saçma '' şeyler yazmaz.
3 - Orhan Veli, şiirlerinde her ne kadar halk dili kullansa da, küfür yahut argo kullanmaz. ( Aslında, bazı şiirlerinde çok az argo kullandığı olmuştur. Ama bu '' şiir ''deki kadar yakası bağrı açık şekilde değil. )
4 - O kadar aramama rağmen, bu '' şiirin '' Orhan Veli 'ye ait olduğuna gösteren bir ibare ile karşılaşmadım.
5 - Naçizane, bir çok şairden, bir çok şiir okumuşumdur. Ama şuanada kadar '' bira '' sözcüğünün şiirde kullanıldığını duymadım. Can Yücel şiirlerinde bile... ( Belki, ben duymamışımdır. )

Benim tahminime göre; Bu '' şiir '', aslında yazı demek daha doğru olur. Bu yazı, Orhan Veli 'ye mal edilmiş bir yazı... Bu son zamanlarda maillerde dolaşan ve ustalara mal edilen, yazı yahut şiirlerden biri...

Bu yazının orjinalı, oldukça saçma ve yakası bağırı açık ifadeler içeriyor.

Ayrıca, '' kar 'ı '' şeklinde yazılması, '' karı '' ( yani bayan, kadın ) anlamında anlaşılmaması içindir. Sky kısmını açıklamaya bile gerek duymuyorum.

Vel hasıl, bu '' şey '' oldukça saçma bir şey... Orhan Veli böyle şeyler yazacak kadar '' basit '' biri değildir. Edebiyata yeni bir akım ekleyecek kadar zeki yahut işini erbabı bir insan, böyle amaçsız şeyler yazmaz, diye düşünüyorum.

Saygılarımla...

Sağlıcakla kalın..."



acaba mı, acaba mı, acaba mı?
araba camı.


p.s: okuduğum başucu kitaplarını kutulayıp, hemen bantlamak iyi fikir değilmiş, ona karar verdim.

p.s2: bu evin gece manzarasını çok ama çok özleyeceğim.
belki de o yüzden uyku tutmadı...
tadını çıkarayım diye...
kimbilir.

20100208

kemal sunal filminden alıntılı bi şarkı; ben söyledim.

oldu en sonunda oldu bing bang bong,
istanbul'a tayin oldum bing bang bong,
duyduk duymadık demesin hiç kimse,
üstelikte bildiğin düz lise.

haa haa hayy, çatlasın düşmanlar!
benimde artık sabit bi adresim var!

p.s: an itibarıyla Rize'de deniz manzaralı evimde olup, 10-20 güne kadar İst.da olacağımdır.
prosedür nasıl işliyor bilmiyom, belki dahada kısa sürer gelişim ya da gidişim.
:)

p.s2: arkadaşlarımdan birine durumu haber verdiğimde, döndüğünde seni tarabya semalarında bekliyoruz dedi, sema mema istemem dedim, artık kıçımın üstüne oturmak istiyorum ben dedim...
yerleşik bir hayata geçmek istiyorum artıkın.

p.s3 :az biraz ev ilanlarına bakayım, sahibindennoktakomdan.:)

20100205

bugün 5 Şubat.

bekleyiş beni sinir ediyor.
şu hayatta "beklemek" kadar beni deli eden bir kavram yok.


p.s: bugün Meb özür grubu atamalarını gerçekleştirecek, sabah sayfasına girdim baktım, bir numara yok.
akşama kadar bekle dur.
evde kalmamalıyım..
kalmamalıyım kalmamalıyım.
gidip taksim'de gezineyim, film falan izleyeyim bari.
bugünkü bahanemde bu olsun, akşamada yüzüm gülsün.
dinimiz amin..

perşembe istanbul modern ücretsiz, sineması da öyle.

bugün İstanbul Modern'e gittim.
orda bi yerde şunlar yazıyodu; 'amanın' dedim okuyunca...
bide 'hıımm' diye düşündüm, sonradan not defterimi çantama koyarken.

Anımsama
'Geçmişi anımsamak, düne gitmek değil, dünü bugüne getirmektir.
Bu yaklaşımla yaratılan sahneler, arkalarında yılları taşıyarak, yeni bir bakış açısında şimdiyle kaynaşır.' 


akşamında 14 senedir hiç görmediğim, haber bile almadığım, eski sevgilimle buluştum. feysbuk saolsun.
geçmiş tüm acı ve güzelllikleriyle şimdimize konu oldu.
çok güldük.
çektiğimiz, çektirdiğimiz acıları unutarak.

insanlar sadece kendinde iz bırakanları ve iz bırakan şeyleri, anları hatırlıyor. birlikte geçirdiğimiz ortak anlarlardan aklımızda kalanların çoğunu, ötekimiz hatırlamıyordu.
pek bi garipti.
herşeyi aslında yalnız başına, kendimizce yaşıyorduk'a güzel bi örnekti.

beni eve bırakırken eşi aradı sanırım, görüşmeden sonra "eşin buluştuğumuzu biliyor mu?" diye sordum, "bir arkadaşımla olduğumu biliyor" dedi, "adını söylemedim" dedi. "beni tanıyor mu ki" dedim, "bilmez olur mu" dedi...
o bana bişi sormadı.
para veripte alacak kadar sevip sevmediğimi bilmiyorum dediğim candan erçetin'in hediye edilmiş albümü elimde, indim arabadan.


p.s: pazar günü İstanbul Modern'de "kutup çizgisi aşıkları" var, gidin görün, izlediyseniz yine gidin görün derim ben. ben derim o kadar.

20100204

kadınım

Meg ryan'a dedikten sonra dilime dolandı iki gündür.
evde bağıra çağıra söylüyom...
he he...


p.s: tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.
tavşanı da sonra pişirip yemişler.
dağada inek kaçmış.

20100203

canım benim.

kadınım gelmiş canım İstanbul'uma.
hoşgelmiş...
canım benim.

20100202

mutluluk

kardesh bana vanilyalı mum almış!!!

özet

gidilen yerler;
cumartesi, trabzon-istanbul.
salı, bursa-güzelyalı.
cumartesi, eskişehir. (hesapta hiç yoktu.)
pazartesi, bursa-güzelyalı.
salı, istanbul.

gidilecek yerler;
pazar, rize.

20100129

uffff

pimi çekilmemiş bomba gibiyim.
pimimi kazara kim çekecek merak ediyorum.

kendime yaptığım telkinler işe yarasa bari...


p.s: regl dönemi sendromu...