Ne zaman kendimi kötü hissetsem hep bu şarkı gönderildi bana, uzaklardan hep, birilerinden...
Başka başka.
Gülümsedim her dinlediğimde.
Benim şarkım oldu o da, diğer herkesin olduğu kadar.
Redd’de rastladım onlar tarafından söylenmiş bu versiyonuna...
ahanda linki burda.
Beğenmedim, şahsen..John Lennon-Imagine’siymiş gibi bir his verdi bana.
Nedense.
İyi ki Çığlık Çığlığa’yı göndermişler albüme koymak için.
Yoksa o tanıdık melodiyi eskiden bilsemde, ilkkez, Kadıköy-Eminönü vapur geçişinde, dinlediğimde, tüylerim diken diken olmazdı...
Mesajlar falanda atamazdım.
Yine aynı şarkıya takık vaziyette, saatlerce, günlerce dinleyemezdim.
Redd’in muhteşemus çığlık çığlığa’sını dinlerken daha da muhteşemus Birsen Tezer çığlık çığlığa’sını keşfedemezdim.
Her ne kadar Bülent Ortaçgil şarkısı olsada ben en çok, diğerlerinin yorumunu sevdim...
Redd’in sayfasından “Yüzünü dökme küçük kızı” dinlerken taa nerelere, amanda aman geçmişlere gidiverdim.
Şarkılara link bakınırkende Birsen Tezer’in temmuzda Cihan adlı bir albüm çıkardığını öğrendim, şarkılarını bir çırpıda dinleyiverdim.
O albüm sayesindede şu süper siteyi keşfettim...şahsen bilmiyordum.
Aferin bana.
Napıyoruz sevdiğimiz türk sanatçıların albümlerini netten indirmeden, yarın gidip müzik marketlerden alıyoruz.
Bir müzik market yeterli aslında bunun için, bakmayın çoğul kullandığıma.
Sevdiğin bir şeye dokunmak süper bir his...
Sahip olmakta.
Yabancı albümleri, şarkıları indirebilirsiniz.
Yerli malı ayrı...
Destek olmalı...
Biz küçükken yerli malları haftasında bedava süt, fındık falan dağıtırlardı okullarda.
Bilemezdik ki o fındıkların çernobilin yandan yemiş ürünleri olduğunu, sevinirdik çocuklar gibi şen olurduk, çünkü çocuktuk.
Bak bu mevzuda ayrı bi mevzuu çernobil felan, neyse.
Dallanıp budaklanmayayım ben...
:)