20091030
20091027
gitmek ve gitmek istemek
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.
Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.
"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel.
Can Yücel
p.s: ben şahsen hep biyerlere gitmek isterim, sonrasında giderimde.
her seferinde de geri dönerim.
yalnız bu sefer ki pek ani oldu...
20091025
53 'ün gizemi
sen yıllardır 53 sayısına tak, adının ve soyadının baş harflerini andırıyo diye.
pek sev.
sonra karşına çıksın...
ansızın...
ee yuh yani...
p.s: taktığım öbür sayıda 513'tü...hayırlara vesile olar inşallah...:)
20091021
istekler hiç bitmiyor
pazartesi bütün gün uyuyasım vardı, bütün gün olmasada çok uyudum.
bugünde bütün gün ağlayasım var.
20091020
şok şok şok
biraz önce aldığım bir haber dolayısıyla kocaman bir "haydaaaaaaaaaaaaaa!" demek istiyorum.
dedim.
20091017
erdemdir farketmen; kendi adına -hep doğruyu söylerim; bilirsin...
güneş, bazen gölgesi altına sığınabiliyor...
gölgesi onu soğutuyor çünkü...
20091013
20091010
20091007
20091004
ailen

en sevdiğim film serisidir.
küçükken bayılırdım böyle filmler izleme, ödüm bişeylere karışsa da.
hey gidi günler hey...
30 yaşını doldurmuş.
hr giger'inda hastasıyım, adamın kafa başka türlü işliyor, bende küçük bi kitabı bile var...
yine yağmur yağıyor, yine bi yerleri sel basmasa bari.
kimi insanın sevdiği bir şey, başkalarının kabusu olabiliyor.
hayat ne garip, vapurlar felan...
20091001
öyle
Öyle bir yerdeyim ki, kendimce tabii;
Lavabodaki bulaşıkları elde yıkayıp, bulaşık makinasına dizmek arasında gidip geliyorum.
p.s:Ne olursa olsun, temizlenecek biliyorum...:)
p.s2: Hep süperim söylüyorum...günlerden ekim.
manzaralı takvimimde, arka sayfaya geçmenin vakti gelmiş yine...
p.s: bu seferkinde gökyüzünde kapkara bulutlar var.Arada bir yerdende güneş cee demeye çalışıyor gibi.
p..s2: sonbaharı seven bi insan mıyım değil miyim bilemedim; bi sonbahar çocuğu olarak. Karar veremedim.
