Çarşamba günü öğretmenler olarak bişeyi protesto için eylem varmış, olayın detaylarını tam olarak öğrenmedim daha.
Şimdilik olayın gaza getirilme boyutuyla ilgiliyim...
Bugün örtmenler odasında bayan hocalar birbirlerini örgütlüyorlardı.
Kadrolu öğretmensen genelde sorun yok ama sözleşmeli vs. İsen sevk almanda fayda var-mış...
Durumunu riske atmamak için...
“Ee” dedim “kadrolu öğretmensen, yurtdışı öğretmenliği, anadolu-fen liseleri öğretmenliği ya da müfettişlik istiyorsan bu durumun ne gibi sakıncaları olabilir?” diye sordum...
“Sicil notun, vesaireyi nasıl etkiliyor” dedim...
Bi süre sessiz kaldıktan sonra; “sicil notunu etkilemiyor, en fazla soruşturma açarlar, sizde savunmanızı yazarsınız...”
“Hımmm” dedim...
Emin olamadım...
“Sevk almak istesek ve müdür yardımcısı sevk vermezse ne olur peki?” dedim;
“Aa olurmu öyle şey, sevk vermek zorunda...”
Piki..
Daha önceden benzer durumlar için sevk vermeyen müdür yardımcılarım oldu benim...
Günün sonunda tesadüfen öğreniyorum ki, o gün eyleme katılacakların ve bugün konuşanların Çarşamba günleri boş-muş...yani okulda değiller...
Bu kadar çabaya karşı Çarşamba günkü olacak durumlarını merak etmekteyim...
Milli Eğitim-en azından Rize’deki-eylem planını bildiğinden o güne “seviye belirleme sınavı” koymuş...
İyi mi kötü mü bilemedim...
Ben durumun detaylarını öğrendikten sonra eyleme katılıp katılmayacağıma karar vereceğim...
Sevk alıp eyleme katıldıktan sonra her türlü kıçını kurtarıyorsun, onuda öğrendim sağlam kaynaklardan...
Tepki koymak, kendi kıçını sağlama almaktan mı geçer?
Oldum olası bunu sorgulamışımdır...
"baba parasıyla siyaset olmaz" diyerekten, üniversitedeki siyasi olaylardanda uzak durmuşumdur...yinede tepkili olamamaktan kurtulamamışımdır...
İşin içine “insan” denen şahış girdiyse kendini her türlü sağlama almakta fayda var, bunuda bilirim...
Eylem gününün akşamında burda bi öğretmenevinde il genelinde bi yemek var, örtmenler günü yemeği...
Bende gidiyorum; akşamına İl Milli Eğitim Müdürü ve diğerlerinin konuşmalarını merak ediyorum...
“Oohh ne güzel eylem yaptık!” ya da “oohh ohh ne güzel eylem yapamadınız!”.
Taraflar çekişmesi söz konusu...
Ben etliye sütlüye karışmadan, ordaki büyükbaşların yanında, sürü psikolojisine uyan küçükbaş olaraktan, tabağımdakileri hüpletmeye devam edeceğim...
Buradaki az zamanlık tecrübemde anladım ki burada herkes, kraldan çok kralcı.
bildiğiniz gibi değil...
Ve burası Rize...
Erdoğan’a her türlü, yakın olanlar hep kazanıyor....
Gördüm onayladım...
Tabağımı afiyetle temizledim...
p.s: kendi kendime sinirlendim yine...
ne biçim bi dünyada yaşıyoruz yahu!!!
ülkeyi geçtim artık...
o derece...